Yeni Yorum Gönder 
 
Konuyu Oyla:
  • Toplam: 1 Oy - Ortalama: 4
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı'nda Toplumcu Gerçekçilik-2
Yazar Konu
#1
Bütün bunların yanında siyasi çalkantılar, iç karşıklıklar, terörize edilmiş üniversite gençliği, fikir kutuplaşmaları ve karnını doyurmanın peşinde bir koca millet... Nazım ve arkadaşlarının özlediği Türkiye eşitlik esasına dayalı -Stalin'den sonra algılar değişse de- daha çok Rusya'yı model alan, materyalist felsefeye bağlı, Darvinci, geleneği ve maneviyatı yok sayan, metafizik gerilimi olmayan  (birkaç küçük istisna esri saymazsak) değerler üzerine kurulmalıydı.Aşkları tensel, inançları eşitlilçi, hisleri gündelik, siyasal anlamda dış kaynaklara bağlı bir edebiyat... Cumhuriyet kendi ideolojisini yerleştirmeye çalışırken kendi aydın insan tipini ve ileri insan modelini belirliyordu. Bunun yanında milliyetçi-maneviyatçı edipler de köklerden belenen geleneğe sıkı sıkıya bağlı fakat değişime (gecikmeli de olsa) açık bir zihniyetle edebiyat yapmaya çalışıyor, insanın maddeden ibaret olmadığını, gerçek insanın birkimlerin ürünü olduğunu ve kültürün muhafazasının gerkli olduğunu savunuyorlardı. Aynı zamanda bütün bu yaklaşımların dışında, değişen dünyaya rağmen, çağın değerlerini değil, değerlerin çağını yaratmayı istese de buna soyunamayan cılız da olsa İslam referanslı bir edebiyettan söz edilebilir.
Toplumcu Gerçekçiler aslında tüm bu zihniyetleri karşısına alarak büyümeye çalışıyordu. Oysa dünün insanının bir anda değişmesi mümkün değildi. Bu yüzden onlar da kendi yayın organlarını kaurarak bu yoldan azami derecede faydalanmaya çalıştılar. Unutulmamalıdır ki Türkiye insanı gelenekçi bir zihniyete sahiptir ve Toplumcu gerçekçilerin sesinin yankılanacağı bir hedef kitle esasında o dönem için oluşmamıştır. Ancak Sertal kardeşlerin Moskova'dan yaptıkları radyo yayınları, Köy Enstitülerinin Rusya tandanslı bir eğitim ve zihniyet modeliyle inşa edilmesi ve yayın organlarının propagandaları uzun zaman geçmeden önemli bir hedef kitle oluşturmayı başarmıştır. (Köy Enstitüleri, köylünün tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek öğretmenler yetiştirmeyi amaçlıyordu.Köyün, doktoru, ebesi, duvarcısı, ziraatçisi, ustası, sanatçısı... Bu model, o  günün Türkiyesi için gerekliydi. Fakat görülüyor ki Rusya'da hayata geçirilmeye çalişılan komün yaşam modelinin bir çekirdeği oluşturulmaya çalışılıyordu. Öğrenciler, kendi gıdalarını kendileri üretiyor, herhangi bir dalda uzman kişi olmasalar da köylünün ihtiyacını karşılayacak teknik bilgilerle donanıyorlar ve aldıkları zihniyetin temellerini köylüye aktarıyorlardı. Yetiştirdikleri öğrenciler de bu anlayışla yetişiyordu) Dolayısıyla artık hedef kitlesi olan, destekçisi olan bir zihniyetin edebiyatı oluşabilirdi. Zaten vardı ama bu düşünceler önceleri toplum vicdanında makes bulmamıştı.
Son söz olarak: Anadolu'da eşitlik, adalet değildir. Madde ise manaya hükmedemez. Geleneği ve maneviyatı inkar eden anlayış ediplerin kalbinden cinas çekse de şiirin matematiğini ve kimyasını kendi lehlerine değiştirseler de yeni değerler üretseler de gerçek Anadolu insanına dar gelen bu gömlek her seferinde dimağı temiz Anadolu köylüsünün gövdesine  parçalanmış; geriye yalnız farklılığın ve alışık olmadığı bir haykırış edebiyatının kah çığlıklarında kah sevinçlerinde kah sevişmelerinde kah şarabın - tasavvuf sembolü olarak edebiyatımızda kullanılan dışındaki şarabın- yanakları kızartan, yumruk sıktıran, eti ve işi kutsayan yankıları kaldı.
Toplumcu Gerçekçilik bahsi Nazım'la bitmeli diye düşünüyorum: Nazım gerçek bir söz ustasıdır, söze taklalar attırır, gürül gürül haykırır, baş edemeyeciği mısra yok gibidir. Kendi tadında, kendi kıvamında bir şiiri inşa etmiştir. Fakat dünya onun hayal ettiğinden hep acı çekmiştir. Bir tatlı memleket rüzgarı Nazım'ın avuçlarına, saçlarına değer Nazım usulca vapurları okşar, özler memleketini... Belki de en güzel memleket şiirini o yazmıştır fakat memleketli olamamıştır.                                                                                                                                   

Fatih AÇIKGÖZ 
                                                                                                             02-03/11/2013  
                                                                                                                  Manavgat
 
Yeni Yorum Gönder 


Bu Konudaki Yorumlar
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı'nda Toplumcu Gerçekçilik-2 - Fatih Açıkgöz - 03.11.2013 01:22

Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı'nda Toplumcu Gerçekçilik Fatih Açıkgöz 1 354 01.11.2013 00:21
Son Yorum: AhmetKaanAkar
  Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının Oluşumu Fatih Açıkgöz 0 440 04.10.2013 14:10
Son Yorum: Fatih Açıkgöz
  Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının Oluşumu Fatih Açıkgöz 0 205 04.10.2013 14:10
Son Yorum: Fatih Açıkgöz
  Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatının Oluşumu Fatih Açıkgöz 0 679 04.10.2013 14:10
Son Yorum: Fatih Açıkgöz
  1980 SONRASI TÜRK ŞİİRİ Fatih Açıkgöz 0 343 12.08.2013 22:23
Son Yorum: Fatih Açıkgöz

Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi